ETKİNLİK TAKVİMİ
Mayıs 2017
PztSalÇarPerCumCmtPaz
       
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031    

Doğa Turizmi » Volkanlar

KULA BAZALTİK VOLKANİK ALAN
 
Genişleme tektoniğinin etkin olduğu Batı Anadolu’daki Kula bazaltik  volkanizması yaklaşık  400  km 'lik  bir  alana  yayılmıştır.  (Borsi  vd.,  1972).  Batı Anadolu  Bölgesindeki volkanizmanın    genişleme    rejimiyle    olan    ilişkisi    geçmişten    günümüze    büyük    önem taşımaktadır.
 
İlk çalışmalar Washington,  (1894  ve  1900)  tarafından  yapılmış  ve  hornblend minerali   ile   karakterize   edilen   Kula   bazaltlarına   "Kulaite"   adı verilmiştir ve uluslar arası literatüre Kula bu tanımlama ile girmiştir. Volkanların   oluşturduğu   Kula   bazaltik   lavlarının   hacmi   yaklaşık   2.3   km    olarak   tesbit edilmiştir (Bunbury, 1996).
 
Kula'daki volkanizma 3 gruba ayrılmıştır (Ercan ve Öztunalı, 1982; Ercan vd., 1983); İlk olarak gerçekleşen aktivite "Burgaz volkanitleri"  olup, 1.67±0.22 My (Bunbury, 1996) ile 1.1 My (Borsi vd., 1972) önce gerçekleşmiştir.
 
Bölgede yatay tabakalanma gösteren, Orta-Üst Miyosen   yaşlı   ve   konglomera,   kumtaşı,   silttaşı,   kiltaşı,   marn   ardalanmalarından   oluşan Yeniköy   Formasyonunu   örtmektedir   (Ercan   vd.,   1978).   İkinci   grup   ise   "Elekçi   Tepe volkanitleri"  olarak  adlandırılmıştır  ve  yaşı  0.3  My  (Borsi  vd.,  1972)  ile  0.19±0.05  ve 0.13±0.09  My  (Bunburry  1996)  olarak  tesbit  edilmiştir.  En  son  grup  olan  "Divlit  Tepe volkanitleri"  ise  bölgenin  en  genç  volkanik  ürünlerini  içermektedir.  Yaşı  30  ile  10  bin  yıl olarak  tesbit  edilmiştir  (Erinç,  1970;  Tekkaya,  1976;  Göksu,  1982;  ve  Ercan  vd.,  1985).
 
Kula volkanik bölgesinin temelini,  metamorfik  kayaçlar  ile  serpantinitler  oluşturmaktadır. Serpantinitler günümüzde  halen   aktif   olan   sıcak   su   kaynakları   ve   kaplıcalara   yakın kesimlerde  bulunmaktadır. Kula bazaltları Batı Anadolu'da,  Gediz ve Alaşehir nehirleri arasında, Gediz grabenin kuzey kısmındaki horst üzerinde yer almaktadır. K80B doğrultusunda 35 km boyunca  dizilim gösteren yaklaşık 92 adet monojenetik volkanın ürünlerini oluşturmaktadırlar.Volkanik ürünlerin çıkış noktalarını çatlaklarla, cüruf konileri   ve   maar   gibi   monojenetik   yapılar   oluşturmaktadır. Bir   çok   çıkış   noktasından püsküren   ürünler   daha   önceki   ürünleri   de   örtmektedir.   Kula   volkanik   ürünleri,   karasal ortamlarda meydana gelmişlerdir. Bununla beraber maar ve lokal olarak gerçekleşmiş yastık lav  oluşumları,  volkanizmanın  nehir,  küçük  su  birikintileri  ve  yeraltı  suyunun  da  yer  yer etkilendiğini göstermektedir.
 
Bölgede üç ayrı evrede gelişen volkanik faaliyetlerin birbitleri ile bütünlük sağladığını arazi gözlemlerinde rahatlıkla farkedebilmekteyiz. İlk volkanik hareketliliğin başladığı Burgaz Volkanitleri ( peri bacaları civarı ) yüksek ve daha hızlı patlama nedeni ile üstte kalmış ve daha yüksek seviyelerde bazalt platoları gözlenmektedir. İkinci evre Elekçi tepe volkanitleri Sandal bölgesinden demir köprü barajına kadar olan alan ise yükseklik olarak patlama derecesinin düşüklüğüne bağlı olarak daha alçakta bir yayılım göstermiştir. Divlit Volkanik alanı ise daha güncel olduğundan dolayı zaman zaman elekçi tepe volkanitlerini örtecek şekilde bir yayılım göstermiştir.
 
KULA VOLKANİTLERİNİN JEOLOJİSİ
 
Kula ilçe merkezinden başlıyarak, Demirköprü barajının batısına kadar uzanan (şekil 1) bu volkanik alan, çoğun 600 - 700 m yükseklikte bir yayla üzerindedir. Bu yayla, kuzeyde Gediz nehri ve güneyde Alaşehir - Salihli grabeni ile sınırlanmıştır. Bu alanda volkan konileri, Alaşehir - Salihli grabeninin (Gediz grabeni) uzanımına uygun olarak KB-GD yönde irili ufaklı bir şekilde dizilmektedirler ve graben kırık sistemi ile ilgilidirler. Volkanizma tipik çatlak «Fissür» volkanizmasıdır ve tüm lavlar «Aa» tipi olup üzerlerindeki blok ve pürüzlerdeki girinti ve çıkıntıların büyüklükleri bir kaç cm ile 1 m arasında değişir. Lavlar ve cüruflar üzerinde bol miktarda «hornitos»lar bulunur. Yer yer de lav tünelleri izlenmektedir. Tüm volkanlar «maar» tipi volkanlardır. Volkan konileri «sinder» ve «spatter» tiptedirler ve yaşları ile aşınma dereceleri bakımından bazı farklılıklar gösterirler. Özellikle yaşlı konilerde kraterler daha iri olup daha genç konilerdeki kraterler nispeten küçüktür. Konileri lav, lapilli, cüruf ve çeşitli irilikteki volkan bombaları gibi piroklastikler (tefra) oluşturmaktadır. Sayıları yetmişi bulan bu konilerin çevrelerinde, çıkardıkları siyah bazaltik lav akıntıları görülmektedir. En genç koniler güncel koni görünümündedirler ve halk bunlara «Divlit» adını vermektedir. Bazı volkan
konilerinde ise kraterler çifttir. Çalışma alanında yapılan araştırmalar sonucu Kula volkanitlerinin aralıklı üç ayrı evrede etkin oldukları saptanarak Burgaz volkanitleri; Elekçitepe Volkanitleri ve Divlittepe Volkanitleri olarak adlandırılmışlardır.
 
Burgaz volkanitleri
 
Saptanan ilk evre olup, altlarındaki daha yaşlı kaya birimleri üzerinde plato-bazaltlan seklinde tepelerde yer alırlar. Daha genç olan ikinci ve üçüncü evre lavlarından daha yüksektedirler ve volkan konileri zamanın etkisiyle bozulmuş ve şekilleri yuvarlaklasmıştır. Lavlar genellikle
30-40 m. yükseklikteki şevleri içeren yüksek platolar oluştururlar (levha II, şekil 1 ve 2). Bu ilk evredeki patlama dönemi ile ikinci evredeki patlama dönemi arasında oldukça fazla miktarda, Pliyosen yaşlı çökeller aşınıp, röliyefte bir alçalmaya neden olmuş ve ikinci evre lavları daha alçak seviyelerde oluşmuşlardır. Kula volkanitlerinin ilk evresini oluşturan Burgaz volkanitlerinde, Borsi ve diğerleri (1972) tarafından K/Ar yöntemi ile yapılan radyometrik yaş belirlemesi sonucu 1,1 milyon yıllık bir değer bulunmuştur. Plato-bazaltlan şeklinde tepelerde izlenen Burgaz volkanitleri lavları altındaki Pliyosen yaşlı çökeller, lavların ısısı ile pişmiş olup 2-3 m kalınlıkta kızıl bir pişme zonu meydana gelmiştir. Bazaltmak yer yer tipik altıgen soğuma yüzeyleri gösterirler. Elekçitepe volkanitleri Kula volkanitlerinin ikinci evresi olan Elekçitepe volkanitleri olasılıkla 200 ile 300 bin yıllık olup volkan konileri ve kraterler daha az aşınmış ve daha iyi korunmuşlardır. Bu ikinci evrede, birinci ve üçüncü evredeki volkanizmada
bulunmayan bazı özel erüpsiyon ürünü oluşuklar (base surge) izlenmiştir. Volkan konileri ve kraterler, birinci evreye kıyasla daha az aşınmış ve daha iyi korunmuşlardır. Volkanik ürünler çalışma alanında geniş yer kaplarlar. Kırkbeşten fazla volkan konisi saptanmış olup konilerin bir kısmı iyice aşınmışlardır. Volkan konilerinde sık aralı lav püskürmeleri olmuş ve bazı bacalar kapanmış olup konilerin çoğunluğu çöküp kırılmışlardır. Kula çevresinde ayrıntılı jeomorfoloji çalışmaları yapan araştırmacılar ikinci evre volkanizmanın ilk evreye nispetle, çok daha fazla şiddetli patlamalı olduğunu, olasılıkla bu evre boyunca yeryüzüne, 2,6 km3’lük volkanik ürün çıktığını öne sürmüştür. Elekçitepe volkanitlerinin lavlarının altıgen soğuma yüzeyleri tipiktir.
 
Divlittepe volkanitleri
 
Kula volkanitlerinin üçüncü ve en yeni evresini oluşturan Divlittepe volkanitlerine ilişkin volkan konileri, kraterler ve lav akıntıları tamamen güncel görünümdedirler. Vadi içlerinde eski alüvyon çökelleri üzerinde akarak kilometrelerce yol kat etmişlerdir. Sanki yeni meydana gelmiş gibi tazedirler. Üzerlerinde bitki örtüsü bile yoktur ve bu nedenle sert, sivri şekillerinden dolayı halk tarafından «divlit» adı altında diğer eski volkanitlerden, ayıklanmışlardır. Kraterlerden püsküren lavlar ve cüruflar o denli dağınık ve karışıktır ki tırmanmak ve üzerlerinde yürümek son derece güçtür. Lavlar ve cüruflar yaklaşık 60 km2 lik bir alan kaplarlar. Lavlar, koyu siyah renkleri ile diğer evrelerden ayırd edilirler ve son derece akıcı bazaltlardan oluşmuşlardır. Bu nedenle çok uzun mesafeler kat edebilmişler, lav şelaleleri oluşturarak vadileri aşmışlar ve aktıkları vadilerin bütün girintilerine sokulmuşlardır. Lav akıntıları içinde biriken gazlar yer yer yüzeyde kabartılara (hornitos) neden olmuşlar ve gazlarını kaybederek katılaşıp kabuklaşan bazı lavların altında lav tünelleri oluşmuştur. îlkel insanlar, binlerce yıl önce bazı kraterleri doğal bir kale olarak kullanmış ve içlerinde yerleşip yaşamışlardır. Bugün bazı kraterlerde eski ilkel bina ve eşya kalıntıları bulunmaktadır. Ayrıca Demirköprü baraj gölü yakınlarında yine bu evreye ait bazaltik tüfler üzerinde ilkel insan ayak izleri, zamanımıza kadar korunarak kalabilmişlerdir ve bugün alman örnekler dünyadaki çeşitli müzeleri süslemektedir. Bu ayak izleri, dünyadaki dördüncü buluntu olup çok önemlidirler ve Tekkaya (1976) ya göre 12 bin yıllıktırlar. Öte yandan Erinç (1970), bu son evre volkanizmasının 10 bin yıl kadar önce oluşmaya başladığını belirtmektedir. Bu incelemelere göre en genç Kula lavlarının yaklaşık 10 bin yıl önce oluştukları belirlenmektedir.